Vasiyetname Nedir?

Vasiyetname düzenlenmesi ve vasiyetname miras hukukuyla ilişikili terimlerdir. Miras hukuku, insanların sağlığında edinmiş oldukları malvarlıklarının ölümünden sonraki akıbetini belirleyebilmesine imkan sağlamıştır. Miras bırakan, malvarlığıyla ilgili ve malvarlığına ilişkin olmayan diğer arzularını miras sözleşmesi veya vasiyetname ile ortaya koyabilecektir. Vasiyetname, miras bırakanın ölümünden sonra malvarlığının ne şekilde ve kimler arasında paylaştırılacağını ve son arzularını içeren sözlü veya yazılı beyanlarıdır. Vasiyetnamenin bir ölüme bağlı tasarruf olmasından ötürü miras bırakanın beyanları ölümünden sonra hüküm doğuracaktır. Dolayısıyla miras bırakanın vasiyetname ile açıklamış olduğu malvarlığına ilişkin beyanları, yaşadığı sürece hiçbir hüküm ifade etmeyecektir. Vasiyetnamelerin diğer bir ölüme bağlı tasarruf türü olan miras sözleşmelerinin aksine bir kişiye yöneltilmesi ya da varması gerekmemesinden dolayı miras bırakan tarafından her zaman geri alınabilir veya değiştirilebilir. Zira vasiyetnameler yalnızca miras bırakanın beyanlarından oluşmaktadır.

Vasiyetname Türleri Nelerdir?

Vasiyetnamelerinin ne şekilde düzenlenebileceği Türk Medeni Kanunu’nun 531.maddesinde açıklanmıştır. Buna göre vasiyetnameler resmi, sözlü veya el yazılı olmak suretiyle üç şekilde yapılabilmektedir. Sözlü vasiyetname, diğer şekillerde vasiyetname yapmanın mümkün olmadığı dolayısıyla sadece olağanüstü hallerde yapılması durumunda hüküm ve sonuç doğuracaktır.

1) Resmi Vasiyetname

TMK’nın 532.maddesine göre resmi vasiyetnameler; miras bırakan ile birlikte iki tanığın da katılmasıyla, sulh hakimi, noter veya kanun tarafından yetkilendirilmiş olan resmi memur tarafından düzenlenir. Resmi vasiyetnamenin resmi belge vasfında olması ve aksi ispat edilmediği sürece geçerli olarak kabul edilmesinden dolayı ispat açısından daha güvenilir ve pratik olduğu açıktır. Resmi vasiyetname kanunda da belirtildiği gibi miras bırakan tarafından okunarak ve imzalanarak veya miras bırakan tarafından okunmadan ve imzalanmadan olmak üzere iki ayrı şekilde yapılabilmektedir. Dolayısıyla okuma ve yazması bulunmayan veya belgeye imza atma imkanı bulunmayan kişiler de resmi vasiyetname düzenleyebileceklerdir.

Şayet resmi vasiyetname noter tarafından düzenlenecekse noterler tarafından miras bırakanın akıl sağlığının yerinde olduğuna dair yetkili hastanelerden alınmış rapor talep edilmektedir. TMK 536. maddede; fiil ehliyetine ehil olamayan, kamu hizmetinden yasaklılığı bulunan, okur yazar olmayan, miras bırakanın eşi, üstsoy ve altsoy kan hısımları, kardeşleri ve bu kişilerin eşleri ise, resmî vasiyetnamenin yapılmasına memur veya tanık olarak katılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Resmi vasiyetname düzenlemeye veya tanık olamaya ehil olmayan kişilerce düzenlenen ve miras bırakanın vasiyetnamenin yapıldığı sırada akıl sağlığının yerinde olduğuna dair rapor alınmadan düzenlenen vasiyetnamelerin ileride geçersizliği ileri sürülerek iptal edilmeleri mümkündür.

2) El Yazılı Vasiyetname

El yazılı vasiyetname, remi vasiyetnamenin aksine miras bırakının tanığa ve yetkili memura gerek olmaksızın tek başına düzenleyebileceği bir vasiyetname türüdür. TMK madde 538’e göre yazılı vasiyetnamenin baştan sonra miras bırakanın el yazısıyla yazılmış olması ve imzalanması gerekmektedir. Ayrıca vasiyetnamenin düzenlendiği tarih yıl, ay ve gün olarak mutlaka vasiyetnamede bulunmalıdır. Miras bırakan saklanmasını isteği takdirde el yazıyla yazmış olduğu vasiyetnameyi sulh hakimine, yetkili memura veya notere teslim edebilir. Doktrinde, kanun maddesinde yer alan el yazısı kavramının geniş yorumlanması gerektiği dolayısıyla kişinin elini kullanmamasında haklı bir sebebinin olması durumunda ayak, ağız gibi vücudun diğer uvuzlarıyla yazılmış olan vasiyetnamelerin de geçerli olacağı savunulmuştur. Lakin bilgisayar, daktilo gibi aletlerle yazılmış olan el yazılı vasiyetnamelerin miras bırakan tarafından imzalanmış olsa dahi geçerli olmayacağı kabul edilmiştir. El yazılı vasiyetnamenin, kolay tahrif edilebileceği veya yok olabileceği ve resmi memur tarafından saklanmasının zorunlu olmaması nedeniyle resmi vasiyetnameye nazaran daha az koruma sağladığı açıktır.

3) Sözlü Vasiyetname

Yukarıda belirtildiği üzere sözlü vasiyetname sadece olağanüstü hallerin varlığı halinde ve diğer vasiyetname türlerinin yapılmasının mümkün olmadığı durumlarda yapılabilmektedir. TMK madde 539’da olağanüstü durum sayılabilecek durumlar hüküm altına alınmıştır. Şöyle ki; yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık, savaş gibi olaylar olağanüstü durum olarak kabul edilmiş ve bu gibi durumlarda miras bırakanın sözlü vasiyetname yapabileceği hüküm altına alınmıştır. Miras bırakan son isteklerini hazır olan iki tanığa anlatması ve tanıkların da miras bırakanın son isteklerini yazmaları veya yazdırmaları gerekmektedir. Tanıklardan herhangi biri miras bırakanın isteklerini ve belgenin düzenlendiği tarihi gün, ay ve yıl olarak yazarak diğer tanığa imzalatmak durumundadır. Tanıklar yazdıkları belgeyi vakit kaybetmeksizin bir sulh veya asliye mahkemesine verirler ve miras bırakanın son arzularını olağanüstü durum içinde kendilerine aktardığını hâkime iletirler. Tanıklar belge düzenlemeksizin vakit kaybetmeden mahkemeye başvurarak miras bırakanın son isteklerini tutanağa geçirebilirler. Kanun koyucu, olağanüstü durum içerisinde el yazılı veya resmi vasiyetname yapmaya imkanı bulamayan kişilerin son arzu ve isteklerini hayata geçirebilmesini amacıyla sözlü vasiyetname yolunu düzenlemiştir. Miras bırakanın olağanüstü durumun ortadan kalkması halinde diğer vasiyetname türlerinden birini yapma imkanı doğarsa bu tarihten itibaren 1 ay sonra sözlü vasiyetname geçerliliğini kaybedecektir.

Kimler Vasiyetname Düzenleyebilir?

Vasiyetname yapmanın kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olması nedeniyle bizzat miras bırakan tarafından yapılması ve içeriğinin serbestçe belirlenmesi gerekmektedir. Bu kuralla birlikte miras bırakanın son isteklerine aykırı olan bir vasiyetnamenin düzenlemesinin önüne geçilmesi amaçlanmıştır. TMK’ya göre miras bırakanın geçerli bir vasiyetname yapabilmesi için vasiyetnamenin yapılması sırasında ayırt etme gücüne sahip olması ve on beş yaşını doldurmuş olması gerekmektedir. TMK’da; yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olan kişilerin ayırt etme gücünden de yoksun olduğu kabul edilmiştir. Dolayısıyla bu sebeplerin varlığı yanında kişinin akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olması da aranmıştır. Miras bırakanın ayırt etme gücü ve yaş şartlarından birini veya her ikisini de taşımadığı sırasında yaptığı vasiyetname iptal edilebilir olacaktır.

İlgili Bağlantılar

https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.4721.pdf

Yorum Yap

Your email address will not be published.