Tenkis Davası Hak Düşürücü Süresi

A. TANIM

Tenkis davası, kural olarak saklı pay sahibi mirasçıların ve istisnaen de saklı paylı mirasçıların alacaklılarının, hakimden miras bırakanın tasarruf oranı aşan kazandırmalarının bu oranda etkisizleştirmesini talep ettikleri davadır. Tenkis davası hukuki niteliği itibariyla “yenilik doğuran” bir davadır.

Tenkis davası hukuki niteliği itibariyla “yenilik doğuran dava” niteliğindedir. Zira, bu davanın sonucunda, miras bırakanın yaptığı bazı kazandırıcı işlemler, mirasın açıldığı (miras bırakanın öldüğü) tarihten geçmişe etkili olarak hüküm doğurmak suretiyle, kısmen veya tamamen geçersizleşmiş olacaktır.

Tenkis davası açma yetkisi kural olarak sadece saklı payı ihlal edilen mirasçıya tanınmaktadır. Tenkis davasını her bir saklı paylı mirasçı diğerlerinden bağımsız olarak açabilir. Ancak açılan tenkis davasının sonucundan sadece dava açan saklı pay mirasçı yararlanacaktır. Tenkis davası açma hakkı TMK md 562’ye göre istisnaen de olsa saklı paylı mirasçıların alacaklıları ve iflas masasına da tanınmıştır. Tenkis davasında davalılar, miras bırakanın tasarruf oranını aşarak saklı paylara tecavüz eden ve kanunen tenkise tabi tutulan kazandırmaların yapıldığı kişilerdir. Bunlar üçüncü kişi olabileceği gibi, bazı mirasçılar da olabilir. Kazandırma yapılan kişi ölmüşse mirasçıları davalı olacaktır. Tenkis davasının açılması ve görülmesindeki görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.

B. SÜRE

            Tenkis davasının açılma süresi TMK madde 571 hükmünde düzenlenmiştir. Buna göre tenkis davası açma hakkı, mirasçılar saklı paylarına tecavüz edildiğini öğrendikleri günden itibaren bir yıl ve her halde vasiyetnameler hakkında açıldıkları tarihten diğer tasarruflar hakkında mirasın açılmasından itibaren on yıl geçmesiyle düşecektir. Ancak bir tasarrufun iptali diğerini canlandırıyorsa süreler ancak bu iptal kararının kesinleştiği tarihte işlemeye başlayacaktır. Kanunda öngörülen bu süreler “hak düşürücü” süre niteliğindedir. Zira tenkis davası hak düşürücü bir süre niteliğindedir.

            Sürelerle ilgili ayrımları incelemek gerekirse; Bir yıllık sürenin başlangıcı saklı paylı mirasçının saklı payına tecavüz edildiğini öğrenmesidir. Saklı payına tecavüz edildiğini öğrenmesi demek, tasarrufun varlığını bilmesi ve bu tasarrufun saklı payına tecavüz ettiğini bilmesini içermesi demektir Belirtilmelidir ki, mirasın açıldığı yani miras bırakanın öldüğü tarihten önce bu süre işlememektedir. On yıllık sürenin başlangıcı ise sağlar arası kazandırmalar ve miras sözleşmeleri için mirasın açıldığı tarih, vasiyetnameler için ise vasiyetnamenin açıldığı tarihtir. Vasiyetnamenin açıldığı tarih, TMK madde 596’ya göre vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesine tevdi edilmesini takiben hakim tarafından bilinen mirasçılar çağırılarak huzurlarında açıklandığı tarihtir.

            Tenkis davasının tabi tutulduğu bu bir ve on yıllık süreler TMK madde 571 hükmünün gerek kenar başlığı gerekse içeriğinden anlaşıldığı üzere, zamanaşımı değil hak düşürücü süreler olarak ayarlanmıştır. Yüksek Mahkeme’de bu yönde karar vermektedir.

Yargıtay 2. H.D. E. 2008/3560 K.2009/9328 T. 11.5.2009 sayılı kararında “Dava, miras bırakanın sağlar arası karşılıksız kazandırmalarının tenkisi isteğine ilişkindir. (TMK.md. 560) Miras bırakan 10.3.2006’da ölmüş, dava ise 12.3.2007 tarihinde açılmıştır. Türk Medeni Kanununun 571. maddesi uyarınca; tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde, açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılma tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer. Bu süre, hakdüşürücü nitelikte olup, hakim tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınır. Türk Medeni Kanununun 571. maddesindeki süre, maddi hukukun tayin ettiği süre olup, Borçlar Kanununun zamanaşımı konusunda benimsediği ilkelerden kıyas yoluyla yararlanılarak, sürenin başlangıç ve bitiş günü belirlenmelidir. Borçlar Kanununun 130. maddesinin yollamasıyla aynı yasanın 76/3. ve 77. maddeleri gereğince, sürenin son günü tatil olarak kabul edilen güne tesadüf ederse, tatili, takip eden günde son bulur. Olayda, mirasın açılma tarihinden başlayan bir yıllık dava açma süresinin son günü tatile tesadüf ettiğinden, dava süresinde açılmıştır. O halde, işin esasının incelenmesi gerekirken davanın süresinde açılmadığından bahisle reddi doğru bulunmamıştır.” şeklinde hüküm kurmuştur.

C. TENKİS DEFİ

            TMK madde 571 uyarınca tenkis iddiası defi yoluyla her zaman ileri sürülebilir. Böylece kanun koyucu, tenkis davasının sürelerini kaçırdığı için tenkis davası açamayacak olan saklı paylı mirasçılara, tenkisi kendisine yönelik taleplere karşı defi yoluyla ileri sürme imkanı tanımıştır. Tenkis defi saklı paylı mirasçıya tenkise konu kazandırmanın lehdarı tarafından yöneltilecek her talepte ileri sürülemez. Sadece kazandırma lehdarının doğrudan bu kazandırmaya dayanarak kazandırma konusu malın veya paranın kendisine verilmesine yönelik taleplerine karşı ileri sürülebilmektedir. Tenkis definin Yüksek Mahkeme kararlarında yer alış şekli şu şekildedir:

Yargıtay 16 H.D. E. 2010/2182 K.2010/2525 T. 26.03.2010 sayılı kararında “…Davacılar, davalılarla ortak miras bırakanları olan K1’ın vefat ettiğini, sağlığında noterde 03.02.1994 tarihinde düzenlediği vasiyetname ile bazı taşınmazlar ile 1974 model araç ve 1988 model traktördeki hak ve hisselerini kızları olarak kendilerine vasiyet ettiğini, araçların icra marifetiyle satıldığını, satış bedelinin 6.250 TL.sinin vasiyetçi K1’a isabet ettiğini, bu meblağın davalı olan diğer mirasçılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir…. Davalılar 21.12.2005 tarihli celsede tenkis def’inde bulmuşlardır. “Tenkis def’i” zamanaşımı sürelerine bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir. (4721 s.k.md. 571/son) Davalıların bu konudaki def’ileri sebebiyle tenkis hesapları yapılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile, hükmün BOZULMASINA…” şeklinde hüküm kurmuştur.

Tenkis Davası Örnek Dilekçe :

     … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI                               :

TC KİMLİK NO                   :

ADRES                                  :

VEKİLİ                                  :

(Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

ADRES                                  :

(Varsa tarafların kanuni temsilcilerinin)

DAVALI                                :

ADRES                                  :

DAVA DEĞERİ              :

(Malvarlığı haklarına ilişkin davalarda)

KONU                           : Saklı Paya Tecavüz Eden Tasarrufun Tenkisi Talebinden

                                                ibarettir.

AÇIKLAMALAR                 :

1-) Müvekkilimizin  …/…/… tarihinde vefat eden babası ve murisi … …, ölmeden bir süre önce … … adresinde … ada … pafta … parselde kayıtlı taşınmazı … TL bedelle davalı … …’ye satmıştır. (EK – 1) Müvekkil bu satış işlemini murisin ölümünden sonra öğrenmiştir.

2-) Tasarrufa konu taşınmazın rayiç bedeli … TL olmasına rağmen tapuda … TL gibi çok düşük bir bedelle satış yapılmış olması muris … …’nin işlemi satış amacıyla değil bağışlama amacıyla yaptığını göstermektedir. Bu tasarrufla müvekkilin saklı payına tecavüz edilmiştir. Murisin mirasçıları ve terekenin durumuna ilişkin yapılacak araştırmada bu durum ortaya çıkacaktır. Hatta işbu durum tanıkların (EK  – 2) anlatımları ile yargılama aşamasında açıkça ortaya konulacaktır.

3-) Dilekçemizin ekinde (EK – 3) sunmuş olduğumuz veraset belgesinden de anlaşılacağı üzere miras bırakanın yasal mirasçısı olarak iki çocuğu bulunmaktadır. Başka da mirasçısı bulunmamaktadır. Bu durumda saklı payı aşan miktarın tenkisini istemek için Mahkemenize başvurmak zorunluluğu doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER        : 4721 S. K. m. 560, 561, 562, 563, 564, 565, 566, 570, 571, 573

HUKUKİ DELİLLER            : 1-) Tapu kayıtları

  2-) Tanık anlatımları

              3-) …/…/… tarihli veraset ilamı

                          4-) Nüfus kayıtları

SONUÇ VE İSTEM                            : Yukarıda açıklanan nedenlerle müvekkile ait saklı payın tenkisi ile davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkil adına saygıyla talep ederiz. …/ …/ …

EKLER:

1-) Tapu kayıtları

2-) Tanıkların isimleri ve adresleri ile tanıklık edecekleri konuları gösterir tanık listesi

3-) …/…/… tarihli veraset ilamı

4-) Nüfus kayıtları

5-) Bir adet onaylı vekaletname örneği.

Yorum Yap

Your email address will not be published.